KAR VE SİS FOTOĞRAFLARI

Kar ve Sis Fotoğrafları

 

Kar, herkesi heyecanlandıran, ilginç bir yağış şeklidir. Yağarken sevinç, yerde kaldığı sürece coşku, erirken ise hüzün veren kar, neredeyse tüm duygularımıza seslenen çok farklı bir “şey”dir. Her haliyle görsel bir güzellik yaratma potansiyeline sahip olan kar, maalesef kışı sert geçen bölgelerde oturanlar için çok olumsuz etkiler de yaratabilmektedir. Yine de, bir fotoğrafçı gözüyle kar çok çekici bir malzemedir. Lapa lapa ya da tipi şeklinde yağarken, incecik bir örtü ya da kalın bir yorgan halinde, kristal ya da yığın olarak... Tümü de son derece şiirsel etkiler yaratacaktır. Benzer şekilde sis de büyülü bir atmosfer yaratma potansiyeline sahip ilginç bir doğa olayıdır ve tıpkı kar gibi fotoğrafçılar için zor bir malzemedir. Hem kar, hem de sis, fotoğrafçılar için çekici konulardır, ama içlerinde çok sayıda tuzak barındırırlar.

 

Yansıtıcılık

 

İzlemesi çok zevkli olsa da, karın ve sisin görüntülemesi o kadar kolay değildir. Hiç kar ve sis fotoğrafı çekmemiş olanlar için biraz şaşırtıcı gelebilir, ama kar ve sisin ışık yansıtıcılığının ne kadar yüksek olduğunu bilenler için çok sıradan bir gerçektir. Yalnızca kar ve sis değil, tüm beyaz (hatta tüm açık renk) tonlar, fotoğraflanması güç konulardır. Bunun nedeni, ışığı yansıtma yeteneklerinin fazla olmasıdır. Fotoğraf makinelerimizin içinde bulunan “ışıkölçer” (pozometre) dediğimiz aletler, renkli değil, siyah-beyaz skalada çalışan düzeneklerdir (Nikon F5 ve F6 hariç). Işıkölçerler %18’lik gri tonun yansıttığı ışığı doğru olarak ölçebildiğinden, bu tondan daha açık ya da koyu tonların değerlerini doğru olarak ölçemezler. %18’lik gri dediğimiz ton, siyah-beyaz bir fotoğrafta insan teninin sahip olduğu orta yoğunlukta bir gri tonudur. Bu skalada, %0 tam beyaz, %100 ise tam siyaha karşılık gelmektedir. Işıkölçerimizin bu özelliğini bilirsek, açık ve koyu tonları farklı algılamasının neden olacağı hataların da önüne geçebiliriz. Bazı “teknolojik kamera” tutkunları, makinelerinin her tür ışık koşulunda kendilerine mükemmel sonuç vereceğini düşünürler. Ama ne yazık ki her tür ışık ya da her konu için bu tür çözümler geliştirecek bir makine üretilmedi. Bu yüzden çözüm ancak siz olabilirsiniz. Konu seçiminde ve ışığın belirlenmesinde fotoğrafçı tek seçicidir ve en gelişmiş fotoğraf makineleri de ancak fotoğrafçının seçimine “yardımcı” olabilirler.

 

           

 

1b: Kapalı hava koşulları karın yansıtıcılığını azaltır ve rengin maviye doğru kaymasına neden olur. +1.5 stopluk poz düzeltmesi uygun olur. Ayrıca rengi düzeltmek için 81A gibi bir filtre kullanılmalıdır.

 

En gelişmiş ışık ölçüm sistemlerinin bile yanılacağı ender konulardan biri olan kar, bu özelliği nedeniyle sık sık “koyu” çekilmiş fotoğraflara kaynaklık eder. Işıkölçerleri yanıltan bu beyaz dokuyu doğru olarak görüntüleyebilmek için biraz mantığımızı, biraz da gözümüzü kullanmamız yeterlidir aslında. Genel olarak, karın ışığı fazla yansıttığını, bu yüzden de ışıkölçerin ortamda çok fazla ışık varmış gibi çalışacağını bilmemiz gerekir. Işıkölçerin bu davranışına aldanarak, onun önerdiği enstantane ve diyafram değerlerini uygularsak, ortaya çıkacak olan fotoğrafın az pozlanmış bir fotoğraf olacağını da bilmemiz gerekir. Bu olumsuz durumun önüne geçebilmek için, ışıkölçerin önerdiği değerden biraz daha fazla ışığın film (ya da CCD) üzerine ulaşmasını sağlamamız gerekir. Yani film daha fazla pozlandırılmalıdır.

 

“Peki ama ne kadar fazla?” şeklindeki bir soruya kesin bir yanıt vermek zordur. Bunu bilebilmek için kar yüzeyinin görüntüde kapladığı alanın büyüklüğü, aydınlatma şiddeti, aydınlatma yönü gibi değişkenler söz konusudur.  Yine de genel bir yaklaşım olarak, tüm çerçevemizin kar ile dolu olduğu durumlarda, öğlen saatlerinde hava açık ve güneşliyse +2 stopluk poz farkı doğru pozlama için yeterli olacaktır. Örneğin ışıkölçerimiz 1/1000 ve f/16 değerlerini gösteriyorsa, 1/250 ve f/16 ya da 1/500 ve f/11 gibi değerlerde çekim yapmalıyız. Ama çıplak güneşin olmadığı durumlarda, karın yansıtıcılığı da azalır. Bu durumlarda +1,5 ya da +1 stopluk poz farkları yeterli olabilmektedir. Bu değerin ne kadar olacağına, konu-ışık ilişkisine bakarak ve deneyimlerinize dayanarak karar vermek durumundasınız.

Benzer şekilde sis de pozometremizi aldatır ve yansıtıcılığı genellikle kardan daha azdır. Çeşitli değişkenler olabileceğini düşünerek kesin bir değer vermenin yanlış olacağını düşünerek, yalnızca kara göre yarı yarıya daha az yansıtıcı olduğunu söyleyebilirim. Örneğin çerçevemizin tamamını sisli bir görüntü dolduruyorsa, yaklaşık 1 stopluk poz artışı yeterli olacaktır.

 

                                  

 

2b: Böyle bir kompozisyonda ağacın koyu renk gövdesi, karın açık rengini büyük ölçüde dengelediği için yalnızca yarım stopluk bir poz düzeltmesi (+ yönde) yeterli olacaktır.

 

Avuç içi ya da insan teni

 

Kar yüzeyinden değil de, aynı ışık altındaki bir insanın teninden yansıyan ışığı ölçmek de uygun bir yaklaşımdır. Hatta, bu kişi kara derili değilse, en doğru yöntemdir. Çünkü doğru yansıtıcılığa sahip bir konu, ışıkölçeri yanıltmayacaktır. Böylece, poz düzeltmesi yapmanıza da gerek kalmayacaktır. Eğer yakın çevrenizde böyle birisi yoksa, o zaman avucunuzun içinden yansıyan ışığı ölçmeyi deneyin. Bu da oldukça sağlıklı sonuç veren bir yöntemdir. Ancak sanıyorum kendi avucumun yansıtıcılığı biraz fazla, çünkü bu yöntemle yaptığım ölçüm değerlerini makineye uyguladığımda sonuçlar yarım stop kadar koyu geliyor. Bu nedenle bu ölçümü de düzeltmem gerekiyor. Ancak bazı arkadaşlarımın avuçları doğru sonuç veriyor. Siz de kendi avucunuzu böyle bir ölçüm için test edebilirsiniz. Ancak, bu ölçümü yaparken avucunuza düşen ışıkla, çekeceğiniz asıl konu üzerine düşen ışığın aynı olmasına dikkat edin.

 

           

 

3b: Günbatımına yakın saatlerde ışığın rengi sararırken gölgede kalan yerlerdeki mavilik yoğunlaşır. Bu saatlerde yatay ışık, doku ve hacim etkisini arttırdığı için kaçırılmamalıdır.

 

Yaklaşım

 

Kar fotoğrafları hem genel, hem de ayrıntı verecek şekilde çekilebilir. Özellikle form (biçim) üzerine dayanan görüntüler oluşturulabilir. Karla kaplı bir yüzeyde yalnızca objelerin öne çıktığı ve başka bir lekenin olmadığı, sadelik kriterine uygun fotoğraflar daha çok çekilir. Donmuş su taneleri gibi ayrıntılar üzerine yoğunlaşmak da çok ilginç sonuçlar verebilir. Makro bir objektifle kar ya da buz dokusuna iyice yaklaşarak çok etkileyici sonuçlar elde edebilirsiniz. Ama bunları yaparken kendi gölgenizin konu üzerine düşmemesine de dikkat edin. Sis fotoğrafları ise ancak genel bir görüntüde kendini gösterecektir. Bu nedenle, eğer sisin içindeyseniz geniş açılı bir objektif, sisi uzaktan görüyorsanız uzun odaklı bir objektifle konuya yaklaşmak doğru olacaktır. Sis için yakın plan fotoğrafı söz konusu değildir.

 

Gölgede kar fotoğrafı çekerken renklerin ciddi biçimde maviye kaydığı görülür. Bu durumu düzeltmek için de gölgenin koyuluğuna bağlı olarak 81 serisinden “soğan kabuğu rengi” bir filtre kullanmanızı öneririm. Hafif bir gölge için 81A yeterlidir. Daha koyu gölgeler için 81B ya da 81C uygun olabilir.

 

           

 

4b: Donmuş su damlaları ve kar yüzeyi, yakın plan çekimler için çok uygun konulardır.

  Yağan kar

 

Yağan kar tanelerini görüntülemek içinse flaş kullanmayı deneyin. Böylece kar taneleri, arka plandan koparak daha belirgin hale gelecektir. Flaş etkisi, yağışın şiddetine bağlı olarak farklı görüntüler oluşturacaktır. Özellikle tipi şeklinde yağan kar taneleri düşük enstantane ve flaş kullanarak görüntülerseniz, hem hareketi dondurmuş, hem de hareket netsizliği sağlamış olursunuz. Bu gerçekten ilginç bir etkidir. Öte yandan yavaş yavaş yağan iri kar tanelerini görüntülerken düşük enstantane kullanımı pek olumlu sonuç vermez. Böyle bir durumda flaşın hareketi dondurma etkisi yeterince ilgi çekici sonuçlar yaratacaktır. Bu şekilde flaşla fotoğraf çekerken makinenizi ve flaşınızı korumanız gerekir. Çünkü kar suyu çok haindir ve her türlü aralıktan içeri sızarak makinenize zarar verebilir. Bu yüzden bu tekniği en güzel uygulayabileceğiniz yer evinizin penceresidir. Siz sıcacık evinizin içinde kalırsınız, makineniz de korunmuş olur. Hele bir de manzaranız varsa, keyfinize diyecek kalmaz. Kulağa güzel geliyor değil mi? Ama ne yazık ki fotoğrafçılık biraz cefa çekmeyi gerektirir; iyi fotoğraflar (niyeyse!) evde oturduğunuz yerden çekilemez. Bu nedenle, iyi kar fotoğrafları için soğuk yollara düşüp, bolca yürümek, ellerinizin ve ayaklarınızın üşümesi, dudaklarınızın çatlaması gerekir. Yani kar fotografı çekmek o kadar kolay bir iş değildir.

 

           

 

5b: Yağan kar tanelerini belirginleştirmek ve fotografa derinlik katmak için, flaş kullanmak yararlı olabilir. Bunu yaparken, ortam ışığına göre pozlandırmak gerektiğini unutmayın!

 

Donma tehlikesi!

 

Soğuk nedeniyle eller ve ayaklar üşür de, fotograf makinemiz üşümez mi? Elbette üşür; hatta donar! Bu olumsuz durumla karşılaşmamanınız için makinenizi olabildiğince çantasının içinde ya da boynunuza asılı ve paltonuzun içinde taşımanızı öneririm. Özellikle kompakt tasarımlı fotoğraf makineleri soğuğa duyarlıdır. Ayrıca şaşırtıcı bir şekilde mekanik SLR fotoğraf makineleri de 0’ın altındaki sıcaklıklarda ciddi problemler yaşarlar. Soğuğa en dayanıklı modeller, kalem pil kullanan modellerdir. Pilleri kavrama kabzasının içinde yer alan modeller, soğuğa karşı uzun süre direnebilirler. Eğer makineniz çalışmayı reddediyorsa, pillerini çıkarıp avucunuzda bir süre ısıtmayı deneyin.

 

Az daha unutuyordum; sakın kendinizi de soğuktan korumayı unutmayın! İnsan bedeni makinelerden daha narindir ve ısıtılınca eski haline gelmeyebilir!

 

Sis fotoğrafları için üşüme riski daha azdır, ama makinenin korunması ile ilgili uyarılar aynen geçerlidir. Çünkü sis dediğimiz şey yoğunlaşmış su buharıdır ve bazen o kadar yoğun olabilir ki makineniz su içinde kalır. Bu yüzden makine ve objektifinizi iyice korumalısınız. Bu işlem için tipik bir yöntem yok ama plastik poşet giydirmek ya da çantanızda taşıyıp yalnızca çekim anında çantadan çıkarmak ve kurulayarak çantaya koymak gibi yöntemler önerilebilir. Daha ideali, su altında çekim için kullanılan koruma kaplarını (housing) kullanmaktır. Yine de sis fotoğrafı çekmek için en güzeli, sisi uzaktan görmektir.

 

Hepinize bol fotoğraflı günler...

 

           

 

6b: Eğer sisin içinde değilseniz, uzun odaklı bir objektifle sisin etkisini başarıyla görüntüleyebilirsiniz. Bu örnekte, çok bölgeli ışık ölçüm modu kullanıldığı için ve açık-koyu tonların birbirini dengelemesi nedeniyle herhangi bir poz düzeltmesine gerek kalmamıştır. Merkez ağırlıklı ışık ölçüm modu kullanılsaydı ve koyu bölgeler olmasaydı, yaklaşık +1 stopluk poz düzeltmesi yapmak gerekirdi.

 


Kaynak

Emre İkizler

M.Ü. G.S.F. Fotograf Bölümü

Öğretim Görevlisi


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !